DNA: S. Çiğdem Koçak

dna2

Halı, kilim, keçe, giysi, aksesuar, taş, kaya, ağaç, süs eşyaları, maden, mutfak eşyası, mimari yapı, mezar taşı gibi çok geniş kullanım alanı olan Türk damgaları simgesel işaretlerdir. Arkeolojik ve etnografik kültür unsurları incelendiğinde damgaların farklı coğrafyalarda yaşayan ve farklı dilleri konuşan Türkleri birleştirdiği görülmektedir. Altaylardan başlayan Türklerin yolculuğu, etkileyici izlerle dünyanın birçok bölgesine yayılmıştır. Bu etkileyici izlerden biri olan damgalar, günümüzde kullanılan arma, logo, amblem ve marka gibi simgesel anlatımın ve yazının en eski şekilleri olarak düşünülebilir. Bir toplumun kültürünün korunması, geliştirilmesi, gelecek kuşaklara aktarılması ve yaşatılması için inanç, ülkü, onur simgeleri olan damgalardan başlayarak izleri takip etmek gerekmektedir.

Damgalar toplumun kalıtımsal imgelerinin enstrümanlarıdır. Bu çalışmada ilk inancı Şamanizm olan Türk insanının ortak bilinçdışına damgalar ile yapılan yolculukta şaman inancının kaynağı olan doğanın simgelere etkisi vurgulanmaktadır. En yalın duygu ve düşüncelerin sembolleri olan damgalar, motiflere dönüşerek sosyo-kültürel hayatı dile getiren tarihi kayıtlar olma niteliğini taşımaktadır. Göçebe yaşamında evlerini taşıyan Türkler için dokumalar ve keçeler büyük önem kazanmış ve el sanatlarına dönüşmüştür. Bu el sanatlarındaki motiflerdeki zenginlik ve bütünlük, Türklerin kültür zenginliklerini ortaya koymaktadır. Kültür ve sanat temeli güçlü olan bilge Türk insanının kendi özvarlığı olan damgaları günümüz tekstil tasarımına uygulaması halinde, özgün değerlerini yaşatarak, hem üretecek hem de katma değeri yüksek ürünlerle tüm dünyaya izlerini bırakmaya devam edecektir.

Bu sergide, bilimsel kaynaklardan araştırılan damgalar, stilize edilerek ve bilgisayarda vektörel çizimleri yapılarak, fresk renkleri ile renklendirilmiş ve MAYA TEKSTİL’in katkıları ile kanvas kumaşa dijital baskıları yapılmıştır. Ayrıca baskısı yapılan desenlere “sashiko” nakış tekniği ile süslemeler yapılmıştır.